Sahne hipnozu, sahnede yapılan ziyaretinde insanları eğlendirmek amaçlı yapılan hipnoz şovlarına verilen genel bir addır.Sahne hipnozu yapacak olan hypnotist seyircilere bir dizi testler uygulayarak seyirciler arasında hipnoz için uygun adaylar seçilir ziyaretinde bu adaylara ani ziyaretinde hızlı hipnoz indüksiyonları uygulayarak seyircileri eğlendirmek amaçlı sahnedeki kişilere isimlerini unutturabilir, olmayan bir şeyi var gibi gösterebilir.Sahne hipnozu için gereken belli kriterler vardır.

Bunlar;

OTORİTE

Sahnede hipnozu uygulayacak kisi hipnoz olacak kisiler uzerinde otorite sahibi olması gerekir.Bunu da uzmanlığını göstererek yapmaktadır.

Sahne-hipnozu

 

GÜVEN

Sahne Hipnozu yapacak olan Hipnotist sahnede yapacağı her şeyi en ince ayrıntısına seyircilere açıklamıştır.Hipnozun Bir uyku durumu olmadığını kişilerin istemediği Sürece hipnoz edilemiyeceğini anlatır.Hipnozun genel ritüelinden bahseder.Sahne hipnozu ritüelinde olmazsa olmazdır.

 

Sahne hipnozu

 

GÜVENLİK

Sahne hipnozu yapan hipnotist sahneye çıkardığı kişilere herhangi bir sağlık problemi olup  olmadığını kalp, beyin yada psikolojik bir rahatsızlığı olup olmadığını sorarak ,bazı kişileri yerlerine oturtur.

Sahne hipnozu

 

GERİ BESLEME

Sahne hipnozcusu hipnoz uyguladığı  kişilerin tepkilerini izleyerek istenilen tepkiyi vermeyen kişilere teşekkür ederek yerlerine gönderir.

Sahne-hipnozu

Birçok insan hipnozla ilgili fikirlerini sahne hipnozu ve televizyonda hipnozları gözlemledikten sonra oluşturmuştur. Sahnedeki hipnozcunun yaptıkları ile başka insanlara zihinlerini optimize etmek ve hedeflere ulaşmak konusunda yardımcı olmak isteyen birinin kullandığı yöntemler arasında hem benzerlik hem farklılıklar söz konusudur.

Fark edilmesi gereken ilk şey birçok hipnozcunun izleyiciler arasından seçtiği 30-40 gönüllü ile başlamasıdır. Bu bölümü sahne hipnozu şovlarını sunan televizyonlarda göremeyebilirsiniz çünkü bazı devlet kurumları gerçek tetikleyicilerin televizyonda gösterilmesini yasaklayabilmektedir.

Bu tabii bir saçmalıktır çünkü neyi aradığını bildiğinide hipnoz her yerdedir. İnsanlara cennetteki yerlerini sağlama almak için kendinisine para göndermelerini söyleyen evangelist rahip, uykusuzlara ucuz takılar satmaya çalışan ve gecenin ilerleyen saatlerinde yayımlanan reklam programları, seçmenleri harekete geçirmeye çalışan politikacılar, onların hepsi hipnotik yöntemler kullanmaktadır.Aynı mantık sahne hipnozu nun prensiplerini taşır bundan dolayı bunun ne kadar doğru olduğu düşünülebilir.

Tıpkı geceyarısı alışveriş yapan zorlantılı kişiler gibi hipnozcunun daveti ile
sahneye çıkmaya gönüllü olan kişiler çoktan bir ‘deneyim’ sahili olmaya önceden hazılanmış kişilerdir. Bu grup deneyiminin bir parçası olmak isteyen kişilerdir.

Hipnozcu bir dizi test uygular; kollardan birini kaldırmak, elleri birleştirmek ve sonra birbirinden ayıramamak ve benzeri şeylerdir. Onlar hipnoz değildir. Bu sadece hangi insanların komutları uygulayacağını görmeye yönelik bir şeydir.
İnsanlar birer birer koltuklarına geri gönderilir, böylece geride kalan gönüllüler bilinçaltı düzeyde kendilerinden neyin bekleniyor olduğunu izliyor ve öğreniyor olurlar. Bu sırada kelimenin tam anlamıyla koşullandırılmaktadırlar. Seçilmiş birkaç kişi kaldığında hipnozcu gerçekten işbirliği yapmak isteyen ve kendisinden beklenen şeyi az ya da çok bilen insanlarla çalışıyor olacağından emin olur. Tetiklemenin geri kalan kısmı genellikle şova dönük olur çünkü işin büyük bir kısmı tamamlanmıştır.

Sahne Hipnozu = Beklenti

Benim gerçekleştirdiğim türde hipnozda beklenti de rol oynar ama bu her şey demek değildir. Ofisteki duvarımda ‘Ben dünyanın en iyi hipnozcusuyum.’ yazan bir mektup asılı duruyor. Onu asmamın nedeni egomu beslemek deği; bazı değişiklikler yapmak için oraya gelen herkesini mektubu okuyacağını biliyorum. Bazıları onu okuduktan sonra ben daha bir şey demeden oturup transa geçiyorlar.

Sahnede yapılan hipnozla benim yaptığım türdeki bir iş arasındaki temel farklardan biri sahne hipnozu nun bazı insanların hipnotize edilemez olduğu şeklindeki görüşü doğru kabul etmesidir, oysa ben hipnotize edilemeyecek kimseye rastlamadım; yeterince zaman ayırmaya, verecekleri yanıtlara dikkat sarfetmeye ve kendi davranışımı ona göre ayarlama hazırılık olduğum sürece herkes hipnotize edilebilir.

Tabii ki derin, uyurgezer bir transa girip çıktıktan sonra ‘Hipnotize olmadım. Her şeyi duyabiliyor, düşünebiliyor ve hissedebiliyordum.’ diyen insanlar da her zaman olmaktadır. Benim buna yanıtım her zaman şu şekildedir, bilincin hiçbir şey duymadığınız ve hissetmediğimi bir durumu gerçekten de vardır. Buna ‘ölüm’ adı verilir ve bundan mümkün olduğu kadar kaçınmak bize düşün bir görevdir.

Bu yazı Türkiye’de sahne hipnozu ile ilgili bilgi vermek amacıyla, Dr. Richard Bandler’in Richard Bandler’s Guide to Trance-formation kitabından alınmıştır.


Hüseyin Güngör
Hüseyin Güngör

Merhabalar Hüseyin Güngör Ben , Professional bir Hypnotist ve bir Kişisel Gelişim uzmanıyım.Bu blogumda size hipnozu ve kişisel gelişim dahilinde olan bilgiler vereceğim.